Blog

Sonsuz

Umudum sonsuzdur
Uğraşım bitmez hiçbir zaman
Geliyor geçiyor hayat
Dönüyor durmuyor dünya
Geliyor geçiyor zaman
Dönüyor durmuyor dünya

Pena Müzik Evi

Ne kadar üzgün olduğumu kelimelerle anlatmam mümkün değil. Pena Müzik Evi, benim için dostluğun mekanıydı. Beşiktaş civarına ne zaman yolum düşse, olmazsa olmazım Cenk abime selam verip hal hatır sormaktır. Onun o sıcak, babacan yaklaşımı,o mükemmel muhabbeti beni her zaman kendisine çekerdi…

Bahçeşehir Üniversitesi’nde Final sınavlarından çıktıktan sonra ritüeli tamamlamak için mutlulukla girdim pasaja. Bazen de karıştırırım katını. Alt-üst iner çıkarım. Ama bu sefer yoktu yerinde o değerli mekan, o güzel anıların yaşandığı mekan.

Değişen müzik piyasası dolaylı olarak Cenk abimizi de etkilemişti…

Prophets of War

Savaşmak, öldürmek, kaos bizim özümüzde var. Ne kadar gelişmiş de olsak, ne kadar bilimde ilerlesek de,ne kadar dindar olup barıştan söz etsek de, yıkmadan, öldürmeden yapamıyoruz.

Kimisi bunu “Demokrasi getiriyorum” etiketinde yapıyor, kimisi adına Cihad diyor, kimisi Yarama Bastılar diyor, kimisi ise barış getirmek için savaşıyorum diyor. Hepsi kendi davasında haklı, hepsi öldürmeyi kendisine bir hak biliyor.

Gözü hiçbir şeyi görmemek budur işte. Kimisi zevkle öldürüyor, çoluk çocuk demeden. Kimisi gencecik canına kıyıyor savaştığı uğurda. Kendisiyle birlikte nice masum canlar alıyor. Kimisinin de canı yanıyor,kayıpları yıkıyor hayatını ve tepkisini en sert şekilde gösteriyor.

Malesef, bu Kabil’den bu yana farklı varyasyonlara bürünmüş olsa da, hiç azalmadan devam etti ve bu şekilde de devam edecek. Duyarsızlaştık artık. Daha da duyarsız bir topluma doğru gidiyoruz. Henüz çocuk yaşta oynattığımız oyunlarla öldürmenin her türlüsünü zevkle öğretiyoruz.

George Orwell ile bitirelim,

Savaş,Barıştır; Özgürlük, Tutsaklıktır; Bilgisizlik,Güçtür

 

Volkan

Peak – The Brain Trainer

Şu sıralar vazgeçilmez uygulamalarım arasına giren çok güzel düşünülerek yazılmış harika bir oyun.

İçeriğinde hafıza, odaklanma,kişisel kabiliyetleri, duygusal ve dil gelişimi kategorilerinde bir çok uygulama var. Öncelikle kendinizle, daha sonra yaş grubunuz veya meslek grubunuzla, arkadaşlarınızla yarışabileceğiniz, doyurucu istatistikleriyle oyundaki gelişiminizi göreceğiniz,başlayınca elinizden düşmeyecek cinsten bir uygulama.

Şiddetle tavsiye edilir.

http://www.peak.net

Jose Saramago

Her şey sarı kapaklı bir kitabın sayfasını aralamam ile başladı. Sayfalar birbirini kovalarken, hayatı çok farklı bir noktadan seyreder buldum kendimi. Sanki bir sır açığa çıkmıştı ve her şey bambaşka bir şekilde karşımda duruyordu.

Sözün gücünden çok fazla bahsetmiştim. Saramago da, kalemi çok güçlü olan yazarlardan bir tanesi. Kabil , Görmek, Körlük ve İsa’ya Göre İncil gibi kitaplarıyla tabir yerindeyse dünyayı sarsmıştır.

Milyonların hayatını temellendirdiği konulara balyoz etkisi yaratacak sözleriyle belli kesimlerden ciddi eleştiriler ve yasaklar almış olması şaşırtıcı değildir. Söyleyecek sözünüz olmadığı zaman, karşınızdakinin sözünü susturmaya çalışırsınız. Özellikle Kabil adlı kitabındaki maceralı zaman yolculuğunda, kelimesini değiştirmediği İncil alıntılarına  “katil Kabil” in ağzından aktardığı yorumlar ile Hristiyan inanç esaslarına göre kimin aslında kötü olduğunu müthiş bir dil ile aktarıyor.

2015 yılımın yazarı olan Saramago’yu sizlerinde seveceğini umarım.

Volgograd – Ocak 2016

The Book of Souls

Belki annem ve babamdan çok Bruce’un sesini duydum derdi bir arkadaşım. Geriye dönüp baktığımda, yaklaşık 18 yıllık bir beraberliğim var Maiden ile. Bu sebeple olsa gerek, yeni albüm haberi aldığım gün çıkış tarihini iple çeker olmuştum.

Eski dost, Maiden’ın albümü çıktığında o bir hafta boyu kulağım sadece o harika melodiler ve muazzam vokal ile hayat buldu.

Müzik çok farklı bir şey. Çok sağlam bir dert ortağı, her türlü duygunuzu anlayan, her türlü duygunuzu hisseden bir dert ortağı.

Maiden’ı da dert ortağı olarak bilmek güzel bir duygu.

 

Kabil

Jose Saramago’nun okuduğum ikinci kitabı. Daha ilk sayfalarından kitaba bağlanıyorsunuz ve o ilgi, farklı bakış akışı kitabın sonuna kadar sürüyor.

Kitapta, İncil’de bahsi geçen eski hadiseleri çok farklı bir bakış açısında ele alıp, tüm o uluslara gelen felaketlerin aslında onların yaptığı hatalar dolayısıyla değil de, yaratıcının kibri ve merhametsizliğinden geldiğini öne sürmektedir. Bunu anlatırken de öyle kelimeler seçer ki, belli noktalarda itiraz edecek bir şey de bulamazsınız.

Neden bir çok ülkede de kitabın yasaklandığını umarım tahmin edebiliyorsunuz. Kitabın ilk 10 sayfasını okuduğunuzda da bunu gayet açık görebilirsiniz. İnsanoğlu, özellikle inançlarını zedeleyecek şeyleri karantinaya almak, hatta yok etmek ister.

İncil’i okuduktan sonra, bu kitabı da okumak gerekir. Özellikle tüm Hristiyan alemine hediye edilmiş bir kitap.

Volkan

Volgograd – Rusya

Seyyid Kutup

Eğer Allah kanunu ile mahkum edilmişsem ben Hakk’ın hükmüne razıyım. Eğer batıl kanunlarla mahküm olmuşsam ondan çok daha üstün bir düşünceye sahip olduğum için batıldan ve münafıklardan merhamet dilemem. Allah’a şükürler olsun ki on beş sene cihad ettikten sonra bu mertebeye ulaştım. Ben Allah yolunda yaptığım iş için asla özür dilemem. Namazda Allah’ın birliğine şehadet eden parmağım asla bir tağutun hükmünü onaylayan tek bir harf bile yazmayacaktır.

Şehit Seyyid Kutup, benim güzide hocalarımdan birisidir. Kendisini kaybedeli neredeyse 50 yıl oluyor. Düşünceye karşı açılmış bir savaşta bedeni aramızdan ayrıldı. Her ne kadar engellemeye çalışsalar da düşüncelerini öldüremediler ve halen ilk gün gibi canlı ve canlılığından da hiçbir şey yitirmemiş durumda.

Düşünceye karşı açılmış bir savaş sonucu aramızdan ayrıldı, fakat bir an olsun davasından vaz geçmedi.

Daha önce dediğim gibi, Sözün gücü ! Bu nedenle olsa gerek, bir çok ülkede Düşünce Suçlularını dört duvar arasına atıp,karantinalı muamelesi yaparlar. Çünkü korkarlar. Çünkü ağzından çıkacak doğruların, kurduğu temeli yıkacağını bilirler. Düşüncesine engel olamazsınız fakat düşüncesinin toplum üzerinde etkisine engel olabilirsiniz.

Yazıklar olsun onlara ve onlar gibi düşünenlere ki bilemediler, doğrunun önünde hiçkimse duramaz !

Simyacı

“Kim olursan ol, ne yaparsan yap, bütün yüreğinle gerçekten bir şey istediğin zaman, Evrenin Ruhu’nda bu istek oluşur. Bu senin yeryüzündeki özel görevindir”

Kendi arzusuyla çobanlığı seçmiş bir kişinin kendi hazinesi bulma yolundaki hayat hikayesiyle karşı karşıyayız. Bu yolda öyle duraklar var ki, hepimiz için mükemmel dersler bulunmakta.

Harika bir hayat hikayesi. Satırların nasıl geçtiğini bile anlamayacaksınız.

Mutlaka okunması gereken bir başyapıt !

Marslı

İlk cümleden bir kitap için “Bu kitap kesin çok ilginç” dediğim olmamıştır. Hatta çoğu kitapta ilk 20 sayfa olayı anlamak ile geçer benim için. Kim kimdi, ne ne olmuştu ile yazarın hayatına giriş yapılır. Fakat bu kitap daha ilk cümlesinden “Abicim beni başkalarıyla karıştırma” dedi.

Marsta tek başınızasınız ve ekibiniz sizin öldüğünüzü düşünüp Dünya’ya geri dönüş yapıyor. Fakat siz ölmediniz !

Mükemmel bir çeviri ile, Watney’in Uzay Maceralarına konuk oluyoruz. Mars’ın kralı olarak geçirdiği uzun zaman boyunca başından geçen olayları,o ince zakasını, hayatındaki iniş ve çıkışlarıyla bambaşka bir hikaye ile karşı karşıyasınız.

Ridley Scott’ın Direktörlüğünü üstlendiği filmi vizyona girmeden, kitabını okumanızı tavsiye ederim.

O dünyanın en meşhur insanı, fakat dünyada değil !