Genel

Cesur Yeni Dünya

Müzik sadece ruhun gıdası değil aynı zamanda size bambaşka dünyalar, hisler yaşatabilecek muazzam bir araç. Ben merak ederim, “Hangi ruh halindeydi de acaba bu sözleri dile getirdi” diye. Bu sorulardan birisi de beni Aldous Huxley in Cesur Yeni Dünya adlı kitabına yönlendirmişti.

Bazen içinde bulunduğumuz durumu belki ona dahil olduğumuzdan pek anlayamıyoruz. Biraz kendimizi oradan soyutlayıp baktığımızda ne durumda olduğumuzu çok iyi kavrayabiliyoruz.

Ağaç yaşken eğiliyor. Verilen eğitim, zihinlere yerleştirilen veya zorla girdirilen bilgiler sayesinde aslında her ülke kendi istediği insan tipini oluşturmak istiyor. Sorgulanamaz şeyler, olmaz ise olmazlar, iyi ve kötü hep verilen yaklaşımdan ileri geliyor. Kimisi İstanbul un fethinden övgü duyurken, diğeri uzun yıllar yaşadığı kendi topraklarını kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor. Haçlı ordusu Hristiyan dünya için din uğruna bir girişim iken, bizde tamamen kötü bir olay olarak anılıyor. Din adına açtığımız savaşlarda hep biz haklıyken savaş açılan hep kötü tarafta oluyor. Uzaktan baktığımızda ise aynı olayların farklı bakış açılarıyla nasıl değerlendirildiğini çok iyi görüyoruz.

Kahramanları vardır ülkelerin. Daha okuma-yazma bilmez iken zihinleriniz onu sevmek ile zorlanır. Üniversite eğitiminiz dahil her yıl o kahramanınızın ne kadar mükemmel bir insan olduğunu, nasıl hatasız ve dünyada tek olduğunu duyarsınız. Hayatının o kadar fazla ayrıntısını bilirsiniz ki, dedenizin doğum/ölüm gününü bilmez iken onun her şeyini bilirsiniz. Onun ağzından hiçbir yanlış söz çıkmamış ve yaptığı her şey de doğrudur.

Sayfaları çevirdikçe aslında yaşadığım dünyanın da aynen Huxley in anlattığı gibi olduğunu gördüm. Her oluşum, kendi tipinde insanlar yaratmak için elinden geldiği çabayı gösteriyor. Zihne kazınan belli olgular, sağlam kaleler gibidir. İnsanın o tutunduğu değerlerin aksine söylediğiniz her şey o kaleyi yıkmak için, o kişiliği yıkmak için atılan bir top gibidir. Kabullenemez, mantıkl gelse de kalbi bunu kabul edemez. Onun kahramanı hata yapamaz, kendi ülkesi yenilemez, Almanlar yenildiği için yenik sayılır. Kendi dini en iyidir, onu kabul etmeyen insan ne olursa olsun kötüdür. Mezhebi cenneti parsellemiş, daha yaşar iken toprakları almıştır. O mezheptir doğru olan, diğerleri sapkınlıktadır….

Çocukluktan beri bu nedenle çoğu konuda kimseyle konuşmak istemem. Dinlemezler, anlamak istemezler, sorgulamazlar…

Düşünün, sorgulayın. Hayat matematiktir. Ben buna inanırım. 2×2 her zaman dört eder. Doğru bildiğiniz, savunduğunuz değerleri sorgulayın. Dinleyin, tartın, farklı yönlerden bakın hayata…

Volgograd / Rusya

%d blogcu bunu beğendi: