Genel

Dört Anlaşma

Bilgelik Kitabı !!!

Bugünler elimden kitap düşmez oldu. Birisi bitmeden diğerine başladığım bir periyoda girdim .) Oluyor bu şekil sık sık. Bazen bazı şeyleri abartıyorum yaparken.

İzin vaktimde elime aldığım bu kitabın bir iddiası vardı. Bilgelik kitabı. Bir merak başladım kitaba ve bitene kadar elimden düşmedi. Güzel örneklerle güzel de ayrıntılara değinmişti. Başta bir önyargım da yok değildi hani, abarttığını düşünüyordum Bilgelik Kitabı adıyla ama gerçekten de okuduğum kitaplar arasında güzel bir yer aldı.

Peki ne bu insanın kendisiyle yapması gereken dört anlaşma,

1 – Kullandığın sözcükleri özenle seç !

Sözün etkili olduğunu hep söylerdim. Ama insanın mutluluğunda da kendi seçtiği sözlerin önemi pek dikkatimi çekmemişti. Bazen insan haz almak için karşısındakini ezer durur ya, aslında kendi enerjisinden harcadığını fark edemez. Sözler etki-tepki prensibi gibi size geri döner. Karşınızdaki ile sözleriniz ile ne kadar iyi geçinirseniz, o kişiden belli oranlarda güzel şeyler edineceksiniz. Tabi bu örneklememizde laftan anlamayan belli bir kesmi dikkate de almamak gerekir sanırım .) Yazarın dediği gibi, sizi seversem beni seversiniz. Size saygı duyarsam, bana saygı duyarsınız. Aynı şekilde, size hakaret edersem bana hakaret edersiniz.

2 – Hiçbir şeyi kişisel algılama !

Dört anlaşmanın içerisinde benim için en önemli madde bu oldu. Artık diyebilirim ki, sizin benim için düşüncelerinizin benim için hiçbir önemi yok ! Kimse tarafından onaylanmaya, kabul görmeye ihtiyacım yok. Çünkü ben kendimi biliyorum ! Bana kim ve ne olduğumu söylemenize ihtiyaç duymuyorum !

Ne kadar ukalaca bir yaklaşım değil mi ? Bir düşünelim, ben sizin için çok önemli bir şeyi ustalıkla üstesinden gelsen bana “Volkan, Harikasın” diyeceğinizi biliyorum. Aynı şekilde, hiç istemediğiniz bir şeyi yapıp sizi küplere bindirsem bana ” Volkan, sen şeytanın tekisin” de diyebilirsiniz. Volkan aynı Volkan ise sizin sözleriniz, tanımlamalarınız benim ne olduğumu belirleyemez.

Doğduğumdan beri duyarım hep, insanlar çiğ süt emmiştir. Onlara güven olmaz. Öyle aslında. Canım, aşkım, bir tanemler bile gün gelir uçar gider ve şeytanın biri olarak adlandırılabilirsiniz.

3 – Varsayımda bulunma !

Özellikle iş hayatında her geçen gün varsayımların insanı ne kadar yanlış noktalara getirdiğini görüyorum. Güven güzel bir şey ama,ortada o kadar çok yalan söz var ki. Çoğu zaman varsayımda bulunmak veya varsayımları duymak sizi gitmek istediğinizden çok çok farklı yönlere götürür. Özellikle, insanlar hakkında kesinlikle varsayımda bulunmamak ve bir kişi hakkında kesinlikle varsayımlar üzerinden konuşmamak gerekir.

4 – Yapabildiğinin en iyisini yap !

Steve Jobs, gerçekten çok zeki ve örnek alınası bir insan. Daha Apple yeni yeni yeşermeye başlarken en iyi programcısını kovup, “Bizim vizyonumuza, ideallerimize inanmamış en iyi programcımızdı” der. Bir şey o an için daha iyi yapılabilir ise, kesinlikle daha iyi yapılmalıydı. İnsan hayatında bunu kendisine ilke edinirse, her gün kendisini bir basamak daha yukarı zorlayacaktır. İşinizi sevmeseniz de işinize saygınız olsun. Ben, kendime yakışmayan hiçbir dosyayı kıyamet de kopsa bitmeden göndermem. İsterse Genel Müdürüm bir şeyi acil yapmamı istesin, yanlış olduğunu bildiğim bir şey de yanlış veya günü kurtarmalık baştan savma bir şey ortaya koyamam. Bu nedenle sanırım yeri gelir gecelere kadar çalışırım ama yine de kendime yakışmayan bir şeyi sunamam. Aman boşver gitsin, mesai bitse de eve gitsek, yolla gitsin mantığıyla iş olmaz ! Sizin bir kaliteniz var. Adınıza yaraşır olmanız lazım. O yüzden, her zaman yapabildiğinizin en iyisini yapın.

Kitap güzel,  okuyun. Bir de buna ilave 5.bir anlaşma var. Ayrı bir kitapta sunulmuş. Meraklıları onu da okuyabilir.

 

Sevgiyle .)

 

%d blogcu bunu beğendi: