Merhaba!

1985 yılının Aralık ayının soğuk bir gününde dünyaya geldim. Y kuşağında olmanın mükemmel getirisiyle bir çok şeye dünyaca merhaba dediğimiz yenilikler içerisinde büyüdüm. Tam bir geçiş dönemi içerisinde geçen o güzel günler sayesinde dolu dolu bir çocukluk dönemi geçirdiğimi söyleyebilirim. Sabit telefonun olduğu, sokakta misket oynadığımız, kara kutu aterinin en lüks varlığımız olduğu, televizyon pek bilmediğimiz yıllardan internet, akıllı telefonlar, drone ve sürücüsü araçların olduğu döneme bu denli kısa bir sürede geçiş yapan bir nesil neler görmemiştir ki.

Eğitim hayatımda yine çocukluğum gibi keyifli ve ilginç geçtiğini düşünüyorum. İstanbul’da aşık olduğumuz Büyükçekmece’de Lise sonuna kadar okudum. Bir çok güzel dostlukların temelini de burada atmış oldum. Beni ben yapan her şey bu yıllara aittir sanırım.

Üniversite eğitimim için İstanbul’dan ayrılıp Trabzon’a, Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne geçtim. Evden uzak yaşamanın da milyon artısı varmış. İnsan hayata çok daha güçlü hazırlanmış oluyor. Armut piş azıma düş durumu artık yok. İnsan yakın vakitte kendi ayakları üzerinde duracağı hissine kapılıyor artık bu dönemde.

İnşaat Mühendisliği eğitimi aldım. Aşk meşk işleri nedeniyle olsa gerek biraz içime kapanık bir üniversite eğitimi geçirdiğimi itiraf etmem gerekir. Bu sürede farklı hobiler de elde ettim. Fotoğraf makinemi elime almam da bu yıllara uzanır.

Ben hep resim çizebilmek istemişimdir. Ama bir türlü beceremedim. Gerçi emek ettim mi diye sorarsanız olumlu cevap veremem. Halen de gıpta ile bakarım. Fotoğraf da ha keza benim için güzel bir meraktı. Staj için fotoğraf çekerken bu merak beni aldı götürdü ve doğa ile baş başa bıraktı.

Demiştim ya biraz içe kapanık bir dönemdeydim. Bu da beni aslında insanlardan uzaklaştırıp doğa ile daha içli dışlı olmama etken oldu sanırım. İnanır mısınız bilmem ama ilk kez saksağan fotoğrafı çekerken sanki o güne kadar hiç görmemiş gibi hayranla baktım ona.

Görmek ile bakmam çok farklıymış. Etrafımızda nice güzellikler varmış ki fotoğraf merakım sayesinde bunları fark etmiş oldum.

Okul da bitti tabi bir dönem. Başladık meslek hayatına. Kısa bir dönem Türkiye’de çalışmamın ardından çocukluk hayalim Rusya’ya bir çok endişe ile yol aldım. Yalnız bir söz destek oldu bana.

Siz yolu yürümeye başlayınca, yol görünür. – Mevlana

Belirsizlikler içinde oturmak ile olmuyor. Hareket etmeli. Adım attıkça yol da önünüzde görünmeye başlıyor. Benim hayatımdaki dönüm noktalarından birisi de Rusya’ya yolculuğumdur. Buradan evlenip bir oğlum ile geri döndüm Türkiye’ye.

Takribi 10 yılım Rusya’nın farklı bölgelerinde geçti. Farklı bir kültürde yaşamak insana çok şey katıyor. Çalıştığım projelerin hepsi de Uluslararası Proje olması nedeniyle bir çok kültür ile birebir çalışma fırsatı buldum. Bulunmaz bir imkan.

Bu süreçte uzaktan MBA eğitimimi de tamamladım. Eğitimin, öğrenmenin sonu yok.

Bu sitede de sizlere çekmiş olduğum fotoğrafları ve blog yazılarımı paylaşmak istedim. Hayat paylaştıkça güzel.

Umarım beğenirsiniz.

Saygı ve sevgilerimle,

Volkan Donbaloğlu

Mersin/2020