Bir cep telefonu almak size çocuğunuz olmıuş duygusunu nasıl verir ? Müşterileriniz üzerinde bu heyecanı ve bağlılığı nasıl yaratabilirsiniz?

Bu blog yazısında Apple’ın dolaylı şebeke dışsallığından ve müşteriyi firmaya hapsetmede kullandığı pazarlama  stratejilerinden bahseceğiz. 

Geçiş Maliyeti ve Yükü (?)

Özellikle mobil telefon ve bilgisayar sektöründe, müşterilerin farklı marka ürün veya aynı firmanın yeni ürününe geçme isteği sırasındaki en büyük çekingenliği, binlerce fotoğrafını, adres defterini, takvim kayıtlarını, mail ayarlarını ve uygulamaları tekrardan yükleme/ayarlama zorunluluğudur. 

Bu nedenle, farklı bir firmanın ürününü kullanan müşteriyi firmanıza çekebilmek, o alışkanlığı kırmak, bu sektördeki firmaların en çok çaba sarfetmesi gereken konulardan birisidir. Apple’ın geçiş yardımcısı ise rakip firmaların müşterilerini şebeke içinde hapsolmasını engelleyerek, müşterisini kendi şebekesine hapsetmektedir.

Bunu çok başarılı bir şekilde çözen Apple, yıllardır sunmuş olduğu geçiş yardımcısı (migration asistant) ile bu yükü tamamen sizden almakta ve tamamen farklı bir platformdan geçiş yapıyor olsanız dahi, tüm fotoğraflarınızı, adres defterinizi, yazışmalarınızı hatta iki platformda da bulunan ücretsiz uygulamaları dahi sizin yerinize yeni cihazınıza kurmaktadır. Yükseltme seçeneğinde ise sanki o telefon/bilgisayar sizin için özel üretilmiş hissi sunmaktadır. 

Müşteri Sadakati

goldman-120629.jpg

goldman-120629-2.jpg

Goldman Sachs’ın yapmış olduğu anket çalışması ise bize çok çarpıcı sonuçlar vermektedir.  Soldaki sonuçlar bize göstermektedir ki; eğer Apple dünyasına merhaba dediyseniz, farklı bir ürüne geçiş aklınıza gelmemekte, üstelik birden fazla Apple ürünü kullanıyorsanız bu oran çok daha üst seviyelere çıkmaktadır. 

Sağdaki sonuçlar ise rakip firmaların fiyatı ne oranda değiştirirse değiştirsin %21 lik bir kesimin Apple ürünlerinin fiyatına bakmadan kullanacaklarını dile getirmiş. Ciddi bir yüzde ise major bir fiyat indirimiyle ancak farklı bir ürüne geçiş yapabileceklerini aktarmıştır. 

Bu da bize Apple’ın müşterileri nasıl hapsettiğini ve müşteri sadakatinin ne kadar üst seviyede olduğunu göstermektedir. 

Servisler

Untitled-1.png

 

Son 5 yılın faaliyet raporlarına baktığımızda, Apple’ın her geçen yıl sunmuş olduğu servislerden elde ettiği gelirin ciddi bir oranda arttığını ve ürünlerinden elde ettiği karın da üzerine çıktığını görünmektedir.

Apple’ın dolaylı şebeke dışsallığının kaynaklarından olan bu servisler ana hatlarıyla aşağıdaki gibidir.

    1. App Store
    2. iTunes
    3. iCloud
    4. Apple Music 
    5. Apple Pay

 

 

 

AppStore

chartoftheday_3530_app_store_growth_n.jpg

 

Diğer platformların aksine, iOS ve MacOs işletim sistemleri kendi içine kapalıdır. Alternatifinin sunulmadığı bu durumda müşteri zaruri olarak App Store’u kullanmak durumundadır.

Peki mağazanızda istemediğiniz ürünü tutar mıydınız ?

2015 yılı yazılım güncellemeleri ile kullanıcı sözleşmesinde Apple yeniliğe gider ve artık siz işletim sisteminin sahibi değil kirayacısınısızdır. Siz sadece size sunulmuş olan çerçevedeki uygulamaları kullanabilirsiniz. 

Bu da, Spotify gibi rakiplerinin güncelleme isteklerinin neden geri çevrildiğinin veya sürecin zorlaştığının göstergesi olabilir. 

Soldaki istatistiğe de bakacak olursak, 2008 yazında 5bin uygulama ile yola adım adan App Store, günlük 40bin yeni uygulamaya merhaba demektedir. 2017 Ocak ayı itibariyle 2.2 milyon uygulamaya ev sahipliği yapan App Store, servis gelirinin en büyük kısmını buradan elde etmektedir.

iTunes

chartoftheday_8086_digital_music_platforms_n.jpg